29 Kasım 2011 Salı

Ekolojik Anayasa. Peki Nasıl?

Ekolojik Anayasa Girişimi'nin Şubat ayından bugüne kadar sürdürdüğü çalışmaların sonucunda Ekolojik Anayasa kitabı yayınlandı. 28 Kasım 2011 günü Beyoğlu Yeşil Ev'de kitabın tanıtımı yapılırken Ekolojik Anayasa Girişimi'nin bundan sonra nasıl hareket etmesi gerektiği de tartışıldı. Toplantıya milletvekilleri, çevre stk temsilcileri, hukukçular ve aktivistler katıldı. Yeşiller Partisi eşsözcüsü Yüksek Selek, açılış konuşmasında ekolojik anayasa çalışmalarına yeni anayasada doğayı bir hak öznesi olarak kabul ettirebilir miyiz sorusuyla başladıklarını ve gelinen noktada anayasa yazım sürecine müdahil olmanın yollarını aradıklarını ifade etti. Girişimin yürütücülerinden Yeşiller Partisi üyesi Mahmut Boynudelik, Haziran 2011 seçimlerinden sonra yeni anayasa yapım sürecine ekolojik boyuttan müdahale etmek için 15 Şubat'ta Ekolojik Anayasa Girişimini başlattıklarını ve yeni anayasasının sivil, demokratik ve özgürlükçü olmasının yanısıra ekolojik de olması gerektiğini vurguladı. Bursa, İzmir, Ankara, Tekirdağ, İstanbul, Diyarbakır ve Muğla'da toplantılar yaparak hukukçuları ve çevre aktivistlerini bir araya getirdiklerini ayrıca bu süreçte değişik anayasa çalışma grupları ile iletişime geçerek ortak paydalar aradıklarını ifade etti. Anayasa hukukçuları doğanın bir hak öznesi olamayacağını çünkü doğanın kendi hakkını savunamayacağını ileri sürdüklerini belirten Boynudelik, dünyada anayasa yazım süreçlerinde doğanın bir hak öznesi olarak kabul edilmesinin yeni bir süreç olduğunu ifade etti. İlk etapta Meclis'te grubu olan siyasi parti gruplarını ziyaret ederek ekolojik anayasa taleplerini hem vekillere hem de Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na ileteceklerini vurguladı. Yeşiller Partisi’nden Alper Akyüz, geçtiğimizaylarda ekolojik anayasa nasıl olmalıdır, doğa bir hak öznesi olarak nasıl tanımlanır konuları üzerine yoğun tartışmalar yaptıklarını bundan sonra talepleri kamuoyuna ve siyasilere iletmek ve anayasaya dahil etmek için izlenecek yolun tartışılmasının daha önemli olduğunu belirtti.

Ekolojik anayasanın toplumsal desteğe ihtiyacı var

Kamuoyundan “Ekolojik Anayasa Türkiye için lükstür” şeklinde gelebilecek yorumlara karşı argümanlar geliştirilmesi gerektiğini belirten Akyüz, ekolojik taleplerin günümüzde bir lüks değil yaşam alanlarımızı savunmak için elzem olduğunu vurguladı.

Açık Radyo’dan Ömer Madra, kendisinden önceki konuşmalara cevaben şunları söyledi: "Doğa kendini savunamaz halde değildir, hatta fena halde taaruza geçmiştir. Tayland seller yüzünden başkentini değiştirmeyi düşünüyor, İskandinavya'ya kış gelmedi, Avustralya yangınlardan sonra şimdi de sellerle boğuşuyor. Büyük Anadolu Yürüyüşü’nde büyük bir fırsat kaçırıldı. Sol çevreler çok destek vermedi, dünyaya örnek olabilecek bir eylemdi. Ekolojik Anayasa talebini yerel çevre mücadelelerine taşımak gerekiyor. ABD’de bir futbol takımı kadar kişinin başlattığı işgal eylemleri 1000 kente yayıldı.” BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel: “Türkiye’de Ekolojik Anayasa’nın gündeme gelmiş olması önemli ama bu çalışma dar kapsamlı olmamalı. 30 yıldan bu yana ilk defa Anayasa yapma şansı yakaladık. BDP olarak boykottan vazgeçmemizin

sebeplerinden biriydi yeni anayasa ama AKP anayasa yazım sürecini elimizden almaya çalışıyor. 31 Aralık 2011’e kadar kamuoyunun yeni anayasa ile ilgili görüşlerini yazabileceği bir web sitesi var, bunu kullanalım.Ayrıca sokağı da hareketlendirmek gerekir. Ekolojik anayasa gibi bir toplumsal talebi politikleştirebilmeliyiz. Girişimin çağrıcıları arasında bulunan CHP İstanbul milletvekili Melda Onur ekolojik anayasa taleplerinin yaygınlık kazanması için sade, anlaşılır bir dille ifade edilmesinin önemine değindi. Kendisinin 4 Ekim 2011’de Hayvan Hakları Günü dolayısıyla Meclis’te söz aldığını ve kürsüden Ekolojik Anayasa talebini dile getirdiğini anlattı. CHP’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Süheyl Batum’un bu konuda bir bilgilendirme toplantısı talep ettiğini belirtti. Meclis’teki görünüm itibariyle

anayasaya ekolojik ilkelerin girmesinin zor olduğunu, yoğun bir toplumsal ve medya desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Onur, ekolojik anayasa taleplerini soyut kavramlardan somut örneklerle toplumun her kesiminin anlayabileceği ve kendisinden bir şeyler bulabileceği bir hale getirilmesini önerdi

Anayasa gruplarıyla ortak hareket edilmeli

ÖDP eski milletvekili Ufuk Uras, doğanın bir hak öznesi olmasının yeni olmadığını , hukukçuların hukuk tarihini daha iyi incelemeleri gerektiğini söylerken kutupları örnek olarak gösterdi. 27 yılda anayasanın 111 maddesinin değiştiğini belirten Uras, AKP’nin uzlaşma komisyonunu bloke edip AKP-MHP uyumuyla yeni anayasanın oluşacağını düşündüğünü söyledi. AKP’nin aşil topuğunun ekolojik duyarsızlık olduğunu ve bunun HES’ler, nükleer, kentsel dönüşüm gibi alanlarda kendisini gösterdiğini belirten Uras, ekolojik anayasa talebininin Cumhurbaşkanı’na da iletilmesini önerdi. Bahçeşehir Üniversitesi’nden Serkan Köybaşı:”Avrupa’da ve Latin Amerika’da çevre hakkı anayasalara girmemişken Türkiye’de 82 Anayasası’nda çevre hakkı vardı. Anayasada ekolojik maddelerin olması bize doğayı savunmada çok yardımcı olacaktır ama öte yandan neo-liberal dönüşümde uygulamada çok zorlanacağız.” Bilgi Üniversitesi’nden Erol Katırcıoğlu, Anayasa yapım sürecinde bir ortaklaşma göremediğini ve bu sürecin partiler üstü ve siyaset üstü olmayacağını söyledi. Katılımın önemine değinen Katırcıoğlu, ekolojik anayasa

talebinin mümkün olan en geniş kitleye ulaştırılması ve diğer anayasa gruplarıyla birlikte bir koordinasyon sağlanması ve çalışmaların bir merkezden devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak toplantıya genelde karamsar bir hava hakimdi. Yeni anayasada doğanın bir hak öznesi olarak yer alıp almayacağının yanı sıra yeni anayasanın yapılıp yapılamayacağı veya sınırlı değişiklerle arzulanan hak ve özgürlüklere yer vermeyen bir anayasa çıkacağı yönünde görüşler paylaşıldı. Katılımcılardan ekolojik ilkelerin anayasada yer almasını sağlamak adına neler yapılabileceği konusunda yeterince somut öneri gelmedi. Diğer anayasa grupları ile ortaklaşmanın yollarının aranması, Meclis’te grubu bulunan partilerin ziyaret edilerek taleplerin iletilmesi, taleplerin dilinin sadeleştirilmesi ve somut örnekler üzerinden gidilmesi, yerel çevre hareketlerine ekolojik anayasa çerçevesinin iletilmesi ve basının desteğinin aranması gibi konularda mutabakat sağlandı.

Mahmut Boynudelik’in üstlendiği Ekolojik Anayasa kitabında Ekolojik Anayasa Girişimi Çağrı

Metni; Burcu Akyüz, Ayhan Bilgen,Ayşen Candaş, Ayşe Bilge Dicleli, Mehmet Horuş, Levent Korkut, Serkan Köybaşı, Ömer Madra, Yakup Okumuşoğlu ve Yücel Sayman’ın 15 Mayıs 2011’de gerçekleştirilen Ekolojik Anayasa Konferansı’ndaki sunumları ve Toprak Ana Evrensel Beyannamesi Taslağı yer alıyor.

Yeni İnsan Yayınevi

http://www.yeniinsanyayinevi.com/haberdetay.asp?ID=172

Idefix

http://www.idefix.com/kitap/ekolojik-anayasa-kolektif/tanim.asp?sid=UM3EY43BWA1AQFJXWN41

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...