29 Mart 2020 Pazar

Balık Ölümleri Haritalama Çalışması

Türkiye’de sıkça toplu balık ölümleri yaşanıyor. Karantina günlerinde boş durmayalım, son 10 yıldaki ölümleri haritalayalım dedik.Sizler de kısa bir vakit ayırıp bu çalışmaya katkı verebilirsiniz.


Google'da balık ölümlerini aratın, çıkan haberlerden formdaki soruları yanıtlayın forms.gle/EUewBfSHhXwuDQ 

Gelen cevapları Türkiye haritasına işleyeceğiz ve son 10 yılda toplu balık ölümlerinin nerelerde yoğunlaştığını ve hangi sanayilerden kaynaklandığını anlamaya çalışacağız. Haritalama konusunda İTÜ-AYBE öğretim üyesi Emrah Çoraman bizlere yardımcı olacak.


Formdaki sorular: 

- Haber linki
- Balık ölümü gözlemlenen deniz, nehir, dere, ırmak veya çay ismi
-il
-ilçe
-Konum
-Tarih 
-Sanayi
- Ölen balık sayısı

Katkılarınızı için şimdiden teşekkürler. Soru ve görüşlerinizi yesilgundem@gmail.com'a iletebilirsiniz.
B

23 Mart 2020 Pazartesi

Online Volunteering

Online Local Volunteering: Neighbourhood groups, local government organizations, NGOs working with elderly


Writing, Editing, Research, Art and Design, Teaching and Training, Advocacy, Technology&Development, Community Organizing, Project Development, Administration, Healthcare services.




Volunteers are asked to map some of the most vulnerable areas on Earth, so that crisis teams can respond whenever there’s a natural or humanitarian disaster in a more efficient way. Helping this organisation and its partners (which includes the Red Cross and Médecins Sans Frontières) is as simple as looking at satellite images on your computer and then adding buildings and roads to maps. There’s information on the organisation’s website on how to edit maps and you’ll have lots of support throughoutthe process.

Amnesty Decoders

Operated by Amnesty International, this network of digital volunteers helps conduct research into global human rights violations. Volunteers have used their phones and computers to verify the location of oil spills, find evidence of drone strikes, and flag abusive tweets to women politicians in India. https://decoders.amnesty.org/


Translators without Borders

Translators without Borders depends on volunteers to translate millions of words, but also to help us run the organization. We work with volunteers who have all kinds of great skills – and many learn new skills that they can use in their jobs.

https://translatorswithoutborders.org/volunteer/

Be My Eyes



Be My Eyes is a free app that connects blind and low-vision people with sighted volunteers and company representatives for visual assistance through a live video call.

https://www.bemyeyes.com/

Vergi Araştırmaları Topluluğu


Vergi Araştırmaları Topluluğu bir grup gencin vergi farkındalığını yükseltmek ve mali bilincin artarak daha şeffaf, adaletli ve hesap verilebilir bir mali sistemin önünü açmak için kurduğu bir dernektir.
Çalışmalarımızı olabildiğince genç bir dille, yaratıcı metodlarla ve yenilikçi fikirlerle geliştirmeye çalışıyoruz.
Vergi konusu, hiç bir gündem dahilinde önemini kaybetmeyecek bir konu. Gelişmeleri yakından takip etmemiz ve vergilerimizin nerelere harcandığının peşinde koşmamız gerekiyor. Bütün etkinliklerimizi, kampanyalarımızı online platformlara taşımaya çalışıyoruz.
Gönüllü başvurusu için
https://docs.google.com/forms/d/1D8bXt095VqrlDzyiMYBRRCE_nCok5UwRzLMEcbLh1lA/viewform?edit_requested=true

Kültür Envanteri Atlası: Kültür Elçiliği

Kültür Envanteri Atlası’nda içerik geliştirme ve düzenleme konusunda aktif olarak yer alan kişiler için Kültür Elçisi tanımını kullanıyoruz.
Kültür Elçisi kültür envanteri atlası içerisinde yer alan bir şehir, bir kültür varlığı türünde sorumluluk alan kişidir. Sorumlu olduğu şehir veya kültür varlığı alanında eksik noktaları tamamlayıp, sürekli şekilde o kültür varlıklarının içeriğini geliştirmek adına bir araştırma içerisinde olacaktır.
Projenin içinde olmayıp içerik gönderenlerin gönderdiklerini kontrol edip, onaylayacak, bilgileri düzenleyecek; ilgili kültür varlığı ile alakalı yapılmış çalışmaları tespit ederek kültür envanterini zenginleştirecektir.
Aynı şehir veya kültür varlığı için birbirini tamamlayan birden fazla sorumlu da olabilir.
Örnek verecek olursak; Kütahya Kültür Elçisi, Antik Tiyatrolar Kültür Elçisi, İstanbul’un Çeşmeleri Kültür Elçisi şeklinde proje içerisinde bir tanımlama ve düzenleme yapılacaktır.

Peki Kültür Elçisi sorumluluğunda olmayan kültür varlığında düzenleme yapabilir mi?

Elbette yapabilir. Başka bir şehir veya kültür varlığı türüne ekleme yapabileceği gibi düzenleme de yapabilir. Bunun için bir kısıtlama yapmıyoruz. Ancak kendisinden önceliklik beklentimiz sorumlu olduğu alanı iyileştirmesi olacaktır.

Kültür Elçisi olmak istiyorum, ne yapmalıyım?

Bunun için sosyal medya kanallarından iletişime geçebileceğiniz gibi kulturenvanteriatlasi@gmail.com email adresine hangi şehir ve/veya kültür varlığı türüne talip olduğunuzu, kendinizi tanıtan kısa bir metin ve sizinle iletişim kurabileceğimiz bir telefon numarası ile birlikte göndermeniz yeterlidir.

4 Ocak 2020 Cumartesi

Haberturk TV'de cinsiyet eşitliği

Habertürk TV'de yayınlanan tartışma programlarında kadınlara yer verilmiyor. Sadece erkek uzmanlardan oluşan konuklarla tartışma programları yürütülüyor. Kadınlara dair konularda bile kadın tartışmacılar yer almıyor. En son 03 Ocak 2020'de yayınlanan  programda katılımcıların hepsi erkekti. Habertürk TV medyada cinsiyet eşitliğini sağlamak adına bir adım atabilir ve tartışma programlarında eşit sayıda kadın ve erkeğe yer verebileceğini açıklayabilir. 

Eşitlik için başlattığım imza kampanyasına siz de katılın.  

http://chng.it/jHxkjDgK

4 Ocak 2020 itibariyle 173 kişi imza verdi. En yakın hedef 200 imza.

16 Aralık 2019 Pazartesi

Göztepe Kooperatifi


17 Temmuz 2019 Çarşamba

İki Cihan Aresinde Türkiye Yeşilleri

  
“İki Cihan Aresinde”, tarihçi Cemal Kafadar’ın Metis yayınlarından çıkan son kitabının başlığı. Kitapta Kafadar, Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam ve Bizans coğrafyaları arasında sadece fiziksel değil, siyasi ve kültürel olarak da iki dünya arasında nasıl geliştiğini inceliyor. Bu başlığı Türkiye Yeşil Siyaseti için kullanmamın nedeni, bu harekete dair siyasi ve sosyal analizlerin büyük oranda Batı’nın /Gelişmiş ülkelerin yeşil siyaset geleneğine referansla yapıldığını, Doğu’nun/Gelişmekte olan ülkelerin nedense bu analizlerde yok sayıldığını düşünmem.

Batı’nın referans alınmasının başlıca nedeni yeşil siyasetin orada ortaya çıkması, gelişmesi ve derinleşmesidir. Ayrıca Türkiye’de yeşil partilerin de yüzü daima Batı’ya dönük olmuştur. 1980 sonrası dönemde Avrupa yeşillerinin yerel, bölgesel, ulusal meclislerde varlığı Türkiye’de de bir ilgi ve heyecan yaratmış, artan çevre farkındalığının ve çevre hareketlerinin siyasal temsilinin nasıl olabileceğine dair sorulara Batı’daki yeşil yapılara bakarak yanıt aranmaya başlamıştır. Türkiye yeşil hareketinin temsilcileri Avrupalı yeşil parlamenterlerle, yeşil partilerin yerel yönetimlerdeki temsilcileriyle temaslarda bulunmuş, işbirlikleri geliştirmişlerdir ve bunların bir kısmı sürmektedir.

Son dönemde bu bağlamda Türkiye’ye dönük olası etkileri üzerinden tartışılan siyasi gelişmelerden biri de Avrupa Birliği'nin (AB) yasama organı Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Mayıs 2019 seçimleri oldu. Yeşiller 751 sandalyeden 75’ini elde ettiler. 2014 yılında 50 sandalye almışlardı. Ülkeler bazında baktığımızda Alman Yeşilleri 2014 seçimlerinde aldığı %10 oyu ikiye katlayarak %20 ile Sosyal Demokratların ardından ikinci sıraya yerleşti. Fransa’da Yeşiller aldıkları %13 oy ile üçüncü sırada yer alırken, Avusturya, İrlanda ve Hollanda’da da Yeşiller çift haneli oy oranlarına ulaştılar. İsveç’te Greta Thunberg öncülüğünde başlayan ve dünyaya yayılan iklim grevleri ve İngiltere’de Yokoluş İsyanı’nın doğrudan eylemlerinin bir yansıması olarak değerlendirilen bu Yeşil Dalga’nın Türkiye yeşil siyasetine ivme kazandırabilir mi sorusu gündeme geldi.  Yeşil Gazete’den Ümit Şahin’in yazısı için tıklayın.
 
Batı’da yeşil partilere dair gelişmeleri yakından izleyebiliyoruz, takip ediyoruz, yorumlamaya ve öğrenmeye çalışıyoruz. Peki küresel ölçekte yeşil partilerin durumu nedir?  Küresel Yeşiller Ağı  dünyadaki 98 yeşil partiyi 4 federasyon altında değerlendiriyor. Afrika Yeşiller Federasyonu ( 22 tam üye), Asya- Pasifik Yeşilleri Federasyonu ( 13 tam, 7 kısmi üye), Avrupa Yeşil Partisi ( 38 tam, 4 kısmi, 2 aday üye) Amerikalar Yeşil Partiler Federasyonu (11 tam, 1 kısmi üye).

Yakın coğrafyamızda, komşularımızda yeşil partilerin durumu nasıl?  Yunanistan’da Ecologist Greens adı altında faaliyet gösteren Yeşiller bölgesel parlamentolarda temsil ediliyor, 2019 Temmuz erken genel seçimlerine giremediler. Bulgaristan’da ve Gürcistan’da ulusal seviyede genelde %0.5’lik oy potansiyeline sahipler. Irak’ta 2005’te Yeşil parti kurulmuş ama herhangi bir faaliyet gösterememiş. Azerbaycan’da 2006’da kurulmuş ama aktif değiller. İran’da yeşil parti yasak, sürgünde sırasıyla ABD, Kanada ve Almanya’da faaliyet göstermeye çalışıyor. Ermenistan’da Yeşil Parti yok.

Komşularımızda yeşil partiler bu durumda. Peki gelişmekte olan ülkeler liginde yeşil siyasetin veya partilerin durumu nasıl? Çin’de Yeşil Parti yok. Arjantin’de de yok. Rusya’da cılız bir yeşil siyaset mevcut. Hindistan’ın 29 eyaletinden sadece birinde Yeşil parti var. Meksika’da Yeşil Parti çevre konularına duyarsız, ölüm cezası yanlısı olmakla ve  yolsuzlukla itham ediliyor. Endonezya ve Pakistan’da yeşiller güçsüz. Güney Afrika’da birden fazla yeşil parti var ve seçimlere son yıllarda katılmaya başladılar. Jackson ve Bahathal 'ın 2013 tarihli çalışmalarına göre Asya’da  Bangladaş, Malezya, Singapur, Tayland ve Vietnam’da yeşil parti yok. 

Elbette ülkelerin kalkınmışlık seviyeleri, sanayileşme seviyeleri, tarihsel koşulları, demokrasi gelenekleri, sivil toplumları, kentleşme oranları farklılık gösteriyor.  Kanaatim odur ki ülkemizdeki yeşil siyaseti küresel bir perspektif içinde değerlendireceksek bunu sadece Batı’yı kıstas alarak yapmanın yeterli olmayacağı.  Öte yandan yeşil siyasetin görece zayıf konumunu Doğu toplumlarından veya gelişmekte olan ülkelerden çeşitli örneklerle meşru göstermek niyetinde de değilim. Yanıt aradığım sorular şunlar: Batı’nın yeşil partilerine mi yakınız Doğu’nun mu? Gelişmiş olan ülkelerin yeşil siyasetine mi yakınız gelişmekte olanların mı? Cevapları değerlendirecek kıstasları henüz oluşturmuş değiliz.




20 Mayıs 2019 Pazartesi

Ekofil yayın hayatına başlıyor

Ekofil, topluluk destekli bir yayıncılık modeli tasarlamak, uygulamak ve geliştirmek üzere bir araya gelmiş, gezegenin ve insanlığın esenliğini önemseyen yazar, çizer, çevirmen, editör ve okurlardan oluşan bir girişim. Ekofil Yunanca oiko (ev) ve phile (sever) kelimelerinden türetilmiş bir terim. “Ev” ile kastedilen, şimdilik tek evimiz olan dünya gezegeni. Ekofil, evimiz ve üzerindeki tüm varlıkların hayrını gözettiği müddetçe her konu ve alanda yayın yapmayı amaçlıyor.

Katılmak ve destek olmak için https://ekofilyayinlari.org/

17 Nisan 2018 Salı

Çılgın Projeleri Durdurun: Çözüm Yeşil Dönüşüm

Tarih: 21 Nisan Cumartesi | Saat: 13.30 | Yer: Kadıköy Mecra (Caferağa Mahallesi, Dumlupınar Sk. No:5, Kadıköy/İstanbul)
İnsanların gerçek ihtiyaçlarını karşılamayan, doğanın haklarını hiçe sayan projeler sürdürülemezdir. Koruma altındaki bölgelerde altın madenciliğine verilen izinler, inşa edilen ya da edilmek üzere olan nükleer santraller, Boğaz’ın yanına açılması planlanan yeni kanal, milyonlarca ağacı katleden 3. bir köprünün inşası; halihazırda kırılgan olan ekosistem üzerindeki baskıyı daha da yoğunlaştırmakta.
“Ne pahasına olursa olsun büyüme” anlayışı, bir başka deyişle, kısa görüşlü ekonomik büyüme odaklı uygulamalar günümüzde toplumların esenliğine en büyük tehditlerden biridir. Oysa, hükümetler, vatandaşlarına yaşamları üzerinde önemli etkileri olacak bu projelerin karar alma süreçlerine katılım hakkı tanımıyor.
Bu kitapta Türkiye ve Güney Avrupa ülkelerindeki “gereksiz” ve “empoze” edilmiş projelerin bir dökümü, bu projelere karşı yürütülen mücadelelerde edinilmiş deneyimler yer alıyor. Karar alma süreçlerinde katılımcılığı arttırmanın olası yolları tartışılıp, yerel ekolojik hareketleri nasıl güçlü kılabiliriz sorusu üzerine fikir alışverişinde bulunuluyor. Bunun dışında kısa görüşlü ekonomik büyüme odaklı uygulamaların tek seçenek olmadığı, doğa ve toplumla barışık Yeşil Dönüşüm politikalarının ekonomik büyüme ve istihdam yaratabilme kapasitesi açısından izlenen politikalardan ne derece üstün olduğunu görüyoruz.
2013 Ekim ayında Yeşil Düşünce Derneği tarafından geçekleştirilen Uluslararası Çılgın Projeler Konferansı ile büyüme odaklı kentsel gelişimin sonuçları tartışılmıştı. O zamandan bugüne 3. Köprü tamamlandı, Akkuyu Nükleer Santralı’nın reaktör binalarının yapımı için inşaat lisansı verildi ve İstanbul’un büyük kabusu Kanal İstanbul tekrar gündeme alındı. Bu hassas durumda Çılgın Projeler’in ekolojik, ekonomik, ve sosyal maliyetinin tartışıldığı bu konferansın sonuç kitabını yayınlamaya karar verdik. Kitap tanıtım toplantısında aynı zamanda Kanal İstanbul Projesi’nin İstanbul’a ve geleceğe maliyetini konuşmak üzere de bir panel ve forum gerçekleştireceğiz.
SUNUMLAR:
Cihan Uzunçarşılı Baysal
Hande Paker
Akgün İlhan
Kuzey Ormanları Savunması ve İstanbul Kent Savunması’ndan Temsilciler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...