1 Mayıs 2012 Salı

Türkçe'ye çevirilen çevre kitapları

Türkiye'deki çevre politikası/ ekonomisi ile çevre hareketleri üzerine yayınlanan kitapları Türkiye Çevre Literatürü altında listeliyordum. Farkettim ki yabancı dillerden Türkçe'ye çevrilmiş kitapları dikkate almıyorum. Onun için bu sayfada onları derlemeye başladım.  21 Ağustos  2020 itibariyle 1973-2020 arasında çevrilmiş 127 kitap var. Görüş, eleştiri veya eklenmesini istediğiniz yayınları iletmek için yesilgundem@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

2020

Birlikte Bir Yaşam Kurmak: Ekoköyler ve Niyetli Topluluklar için Pratik Bilgiler (2020) Diane Leafe Christian. Yeni İnsan Yayınevi. Çeviren: Zeliha Yıldırım. 
Bir Kum Yöresi Almanağı (2020) Aldo Leopold. İş Bankası Kültür Yayınları. Çeviren: Ufuk Özdağ 
Sıfıt Atık (2020) David Evans,  Yeni İnsan Yayınevi, Çeviren: Burcu Yeşil.
Hepimiz Greta'yız (2020) Valentina Gianella, A7 Kitap. Çeviren: Bahar Yiğitbaş 
İklim Kumarı (2020) William Nordhaus, Doğan Kitap. Çeviren: Cesi Mizrahi 

2019

Osman'ın Ağacı Altında (2019) Alan Mikhail, İş Bankası Kültür Yayınları. Çeviren: Seda Özdil
Sıfır Atık için 101 Yol (2019) Kathryn Kellog, Orenda Yayınevi. Çeviren: Sima Özkan 
Greta'nın Hikayesi (2019) Valentina Camerini, Çınar Yayınları. Çeviren: Tülin Sadıkoğlu

Paris’ten Sonra:Eşitsizlik, Adil Paylar ve İklim AciliyetiUlusal Taahhütlerin Bilim ve Eşitlik Temelli Bir Sivil Toplum Değerlendirmesi (2019) CSO Equity Review, Ekoloji Kolektifi. Çeviren: Efecan İnceoğlu

Yeşilin Daha Kızıl Tonu (2019) Ian Angus, Efil Yayınevi. Çeviren: Nil Darılmaz 

Ekolojik İnsacıllığın Öncüleri: Mumford, Dubos, Bookchin (2019) Sümer Yayıncılık. Çeviren: Burak Esen 

Urgenda İklim Değişikliği Davası (2019) Axel Gosseries, Refia Kadayıfçı, Serde Atalay, Ekoloji Kolektifi.

Atık Küre (2019) Rob Hengenveld Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Çeviren: Nafiz Güder


Çöküş (2019) Jared Diamond, Pegasus Yayınları. Çeviren: Barış Baysal 

2018 

Dünyanın Durumu 2017:Yeryüzü Eğitimi: Değişen Gezegende Eğitimi Yeniden Düşünmek (2018) WorldWatch Enstitüsü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Çeviren: Duygu Kutluay 
Yaban Yaşam (2018) George Monbiot, Everest Yayınları. Çeviren: Muammer Pehlivan

2017 


Hayvanat Bahçeleri ve Doğanın Sonu (2017) Steven Best, SUB Basın Yayın, Çeviren:  Deniz Kurt

Ekolojinin Kızıl Hattı (2017) Andre Gorz. Sel Yayıncılık. Çeviren: Nihan Özyıldırım
Ekoeleştiri: Ekoloji ve Çevre Üzerine Kültürel Tartışmalar  (2017) Greg Garrard. Kolektif Kitap. Çeviren: Ertuğrul Genç 
Modern Dünya İçin Transandantal Doğa (2017) Henry David Thoreau Derleyen: Alan Jacobs, Ganj Yayınları. Çeviren: Ece Tuğba Saka
Doğa ve İktidar (2017) Joachim Radkau, İş Bankası Yayınları. Çeviren Nafiz Güder 
Ucuz Doğanın Sonu (2017) Jason W. Moore. Ekoloji Kolektifi Yayını. Çeviren: Ali Alper Alemdar 
Gaia: Dünyadaki Yaşama Yeni Bir Bakış (2017) James Lovelock. Alfa Yayıncılık.Çeviren: Ozan Karakaş. 
Politik Ekoloji: İklim Krizi ve Yeni Toplumsal Gündem (2017) Dimitri Roussopoulos. Sümer Yayıncılık. Çeviren: Fuat Dara Elhüseyni

2016


Dünyanın Durumu 2016- Bir kent sürdürülebilir olabilir mi? (2017) WorldWatch Enstitüsü. Türkiye İş Bankası Yayınları, Çeviren: Duygu Kutluay 
Zoopolis- Hayvan Haklarının Siyasal Kuramı (2016) Sue Donaldson, Will Kymlicka. Koç Üniversitesi Yayınları. Çeviren: Mine Yıldırım
Su Hakkı (2016) Maude Barlow. Yeni İnsan Yayınevi. Çeviren: Arife Köse.
Ekolojizm (2016) Andrew Dobson. Yeni İnsan Yayınevi. Çeviren: Cengiz Yücel. 
İklim değişikliği konusunda neden anlaşamıyoruz? (2016) Mike Hulme. Alfa Kitap. Çeviren: Merve Özenç 
Toplumsal Ekoloji Siyaseti (2016) Janet Biehl, Sümer Yayıncılık. Çeviren: Esra Eren
Yeraltındaki Tohum (Filizlenen Gıda Devrimi)  (2015) Janisse Ray. Modus Kitap. Çeviren: A. Müge Karan

2015 



Bu Her Şeyi Değiştirir (2015) Naomi Klein, Agora Kitaplığı. Çeviren:Osman Akınhay
Ekososyalizm (Kapitalist Ekolojik Felâkete Radikal Bir Alternatif) (2015) Michael Löwy, Epos Yayınları. Çeviren: Hande Turan Abadan

2014 

Dünyanın Durumu 2014: Sürdürülebilirlik için Yönetişim (2015)   Kolektif, Türkiye İş Bankası Yayınları, Çeviren: Gülru Hotinli 
Bir Kum Yöresi Almanağı (2014) Alpo Leopold, Çeviren: Ufuk Özdağ, Hacettepe Üniversitesi Yayınları 
İklim Adaletine Doğru (2014) Brian Tokar, Öteki Yayınları, Çeviren: 
Vahşi Hukuk: Bir Yeryüzü Adaleti Manifestosu (2014) Cormac Cullinan, Ayrıntı Yayınları, Çeviren: Meral Güneşdoğmuş
Doğa Kaşifinin El Kitabı (2014) Barbara Taylor, TÜBİTAK Yayınları, Çeviren: Bahtiyar Kurt.
Her Çevrecinin Kapitalizm Hakkında Bilmesi Gerekenler (Kapitalizm ve Çevre Üzerine Bir Rehber) (2014) John Bellamy Foster&Fred Magoff. Patika Kitap. Çeviren: Özgür Aksakal
Ekoköyler: Yeni Rotamız (2014) Julian Rose ,Yeni İnsan Yayınevi, Çeviren: İlknur Urkun Kelso
Yeşil İktisat (Ekolojik Krize Karşı Koymak) (2014)  Robert Hahnel, BGST Yayınları, Çeviri: Kolektif 
Nükleer Enerji Çözüm Değil ( Ne Küresel Isınmaya Ne de Başka Bir Şeye) (2014) Helen Caldicott, Yeni İnsan Yayınevi, Çeviri: Korol Diker
Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi (2014) Lincoln Kitman, Çeviri: Maya Çeviri Hizmetleri, H2O Kitap 
Ekofobiyi Aşmak- Doğa Eğitiminde Kalbin Yeri (2014) David Sobel, Çeviren: İlknur Urkun Kelso, Yeni İnsan Yayınevi
İnadına Canlı (Kadınlar, Ekoloji ve Hayatta Kalma) (2014) Vandana Shiva,  Sinek Sekiz Yayınevi.

2013

Yeşil Politika (2013)  Derek Wall, Yeni İnsan Yayınları. Çeviren: İlknur Urkun Kelso
Doğa ve Kültürün Ötesinde (2013) Philippe Descola, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. Çeviren: İsmail Yerguz
İklim Savaşları (2013) Gywenne Dyer, Paloma Yayınevi. Çeviren: Füsun Özlen
Toplumsal Ekoloji ve Komünalizm (2013) Murray Bookchin, Sümer Yayıncılık. Çeviren: Fuat Dara Elhüseyni
İklim Değişikliği Siyaseti (2013) Anthony Giddens, Phoenix Yayınevi. Çeviren: Erhan Baltacı
Ekonominin Gerçek Yüzü "güç ve açgözlülükten şeftkat ve ortak paydaya" (2013) Phlip Bartlett Smith ve Manfred Max-Neef, Yeni İnsan Yayınevi, Çeviren: İlknur Urkun Kelso.
Marx'ın Ekolojik - İktisat ve Doğa Üzerine Düşünceleri Sosyalist ve Ekolojik Bir Uygarlık için Tezler 1 (2013) Liu Sihua, Canut Yayınları, Çeviren:Deniz Kzılçeç


2012

Petrol Değil Toprak (2012) Vandana Shiva, Sinek Sekiz Yayınevi, Çeviren: Özge Olcay  
Ekoköyler, Sürdürülebilirliğin Yeni Ufukları (2012) Jonathan Dawson, Sinek Sekiz Yayınevi, Çeviren: Deniz Dinçel

Marksist Ekoloji (2012) John Bellamy Foster. Kalkedon Yayınları. Çeviren: Barış Baysal.
Üzerinde Güneş Batmayan Katilam- El Nino Kıtlıkları ve Üçüncü Dünyanın Açlıkla İnşası (2012) Mike Davis, Yordam Kitap. Çeviren: Umut Haskan
İyilerin Yanında, Çiftçi Haklarına Adanmış Bir Yaşam (2012) Vandana Shiva, Sinek Sekiz Yayınevi, Çeviren: Çağrı Ekiz
Düünya (2012) Bill Mc Kibben, Türkiye İş Bankası Yayınları. Çeviren: Emel Anıl
Çocuklar için her yönüyle çevre kitabı (2012) Sheri Amsel, Arkadaş Yayınları. Çeviren: Can Sevinç
Doğa ve Çevre Üzerine (2012) Jiddu Krishnamurti, Ayna Yayınevi, Çeviren: Deniz Demirdöven ve Nurgül Demirdöven
Çernobil Halk Mahkemesi (2012) Yeni İnsan Yayınevi, Çeviren Umur Gürsoy

2011

Şirketler için Yeşil Karne (2011) Patricia Pullam Phillips- Jack J. Philip, Soyak Yayınları. Çeviren: Feza Gülfidan.
Marksizm ve Ekolojik İktisat (Kızıl ve Yeşil bir Ekonomi Politiğe Doğru) (2011) Paul Berkett, Yordam Kitabevi. Çeviren: Ertan Günçiner
Dünyanın Durumu 2011 (2011) Türkiye İş Bankası Yayınları. Çeviren: Ayşe Başçı
Büyük Bozulma (İklim Krizi Her Şeyi Nasıl İyi Yönde Değiştirecek?) (2011) Paul Gilding. Butik Yayınları. Çeviren: Merve Duygun 
Biz ve Onlar. Hayvanlarla bağımızı anlamak (2011) Leslie Irvine, İletişim Yayınları. Çeviren: Serpil Çağlayan
Toplum İçin Çevre Sağlığı Rehberi (2011) Jeff Conant ve Pam Fadem,Medya Tor Yayıncılık, Çeviri: Nazmi Zengin
Ekoloji Cep Rehberi ( 2011) Ernest Callenbach, Sinek Sekiz Yayınevi, Çeviren: Egemen Özkan
Slow Food Devrimi (2011) Carlo Petrini, Gigi Padovani, Sinek Sekiz Yayınevi. Çeviren: Çağrı Ekiz
Sessiz Bahar (2011) Rachel Carson, Palme Yayınevi, Çeviren: Çağatay Güler. 
Permakültüre Giriş (2011) Bill Mollison. Sinek Sekiz Yayınevi. Çeviren: Egemen Özkan


2010


Ekotopya (2010) Ernest Callenbach, Agora Kitaplığı. Çeviren Osman Akınhay
Dünyamız Isınıyor! (Küresel Isınmayla Nasıl Başa Çıkabiliriz?) (2010) Gabrielle Walker Sir David King, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi,  Çeviren: Özkan Akpınar
Dikkat, Eriyorum! (Küresel Isınmayı Soğutma Önerileri) (2010) Cambria GordonLaurie David. Optimist Yayıncılık. Çeviren: Ekin Duru
Doğadaki son çocuk (2010) Richard Louw, Tübitak Yayınları. Çeviren: Ceyhan Temürcü

2009

Yaşanabilir Bir Gezegen Projesi (2009) Nicholas Stern. Doğan Kitap. Çeviren: Gizem Altın Nance
Nehirler Kuruyunca (2009) Fred Pearce, Altın Kitaplar, Çeviren Füsun Doruker
Dünyayı Nasıl Tükettik? (2009) Lester R. Brown, İş Bankası Yayınları. Çeviren: Mehmet Fehmi İmre 

2008

Hayvan Haklarına Giriş. Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi? (2008) Gary L. Francione. İletişim Yayınları: Çeviren: Elçin Gen ve Renan Akman
Ekolojinin Temel İlkeleri (2008) Eugene P. Odum, Garry W Barret,Palme Yayıncılık Çeviren: Kani Işık

2007


Kafesler Boşalsın. Hayvan Haklarıyla Yüzleşmek (2007) Tom Regan. İletişim Yayınları. Çeviren: Serpil Çağlayan
Ekoloji (2007) Richard Spurgeon. Tübitak Yayınları. Çeviren Deniz Yurtören
Su Savaşları (2007) Vandana Shiva, BGST Yayınları. Çeviren:Ali K. Saysel
Doğal Yaşam ve Başkaldırı (2007) Henry David Thoreau, Kaknüs. Çeviren: Seda Çiftçi
İslam ve Ekoloji: Bahşedilmiş bir Emanet ( 2007) Kolektif, Oğlak Yayıncılık, Nurettin Elhüseyni
Hava Durumu ve İklim Değişikliği (2007) Laura Howel, İletişim Yayınları. Çeviren: Cumhur Öztürk
Acayip Havalar (2007) Kate Evans, Açık Radyo Kitapları. Çeviren: Özlem Dalkıran
Küresel Isınma Atlası (2007) Frederic Denhez, NTV Yayınları . Çeviren: Özgür Adadağ
Kıyametin Elkitabı Dünyanın Sonu Nasıl Gelecek? (2007) Joel Levy, İthaki Çeviren: Ulaş Apak
Ölümcül Havalar Küresel Isınmanın Öyküsü (2007) Tim Flannery, Versus Kitap Yayınları. Çeviren: Zarife Biliz
İklimin Efendileri (İklim Değişikliğinin Tarihçesi ve Yakın Geleceğimize Etkileri)  (2007) Tim Flannery, Klan Yayınları. Çeviren: Demet Taşkan 

2006 

Çalınmış Hasat (2006) Vandana Shiva, BGST Yayınları. Çeviren: Ali K. Saysel
Çevre İdeolojisine Giriş (2006) Edward A. Keller, Gazi Kitabevi, Çeviri: Erdal Akyol ve Kamil Kayabalı
Ölümcül Sıcak Küresel Adalet ve Küresel Isınma (2006) Paul BaerTom Athanasiou, BGST Yayınları  Çeviren: Ali Kerem Saysel
Çevre Etiği- Çevre Felsefesine Giriş (2006) Josepf R. Des Jardins, İmge Yayınları. Çeviren: Ruşen Keleş

2004

Dünya Benimdir! Avrupa Ekolojik Emperyalizmi 900-1900 (2004) Alfred W. Crosby.Kitap Yayınevi. Çeviren: Bilgi Altınok
Ekoloji ve Postmodernliğin Sonu (2004) George Myerson, Everest Yayınları. Çeviren: Ebru Kılıç

Feminizm ve Doğaya Hükmetmek (2004) Val Plumwood. Metis Yayınları. Çeviren: Başak Ertür.

2003

Eko-Ekonomi (2003) Lester R. Brown, İş Bankası Yayınları. Çeviren: A. Yeşim Erkan
Küresel İklim Değişimi (2003) Dinyar Godrej, Metis Yayınları. Çeviren: Ohannes Kılıçdağı
Suyun Ekonomi-politiği (2003) Jean Robert. Ütopya Yayınları. Çeviren: Metin Duran ve Mustafa Erdem Sakınç.

2002

Savunmasız Gezegen: Çevrenin Kısa Ekonomik Tarihi (2002) John Bellamy Foster, Epos Yayınları. Çeviren: Hasan Ünder 
Genetik Mühendisliği: Tehlikeler Veda Mühendisliği: Çözümler Sağlık - Tarım – Çevre (2002) John Fagan, Sistem Yayıncılık, Çeviren: Deniz Yılmaz
Ekolojik Yeni Düzen Ağaç, Hayvan ve İnsan (2002) Luc Ferry, Yapı Kredi Yayınları COGİTO Düşünce. Çeviren: Turhan Ilgaz

2000

Dünyanın Yeşil Tarihi (2000) Clive Ponting,Sabancı Üniversitesi Yayınları, Çeviri:Ayşe Başçı Sander 
Çevre Dostu 1001 Proje Öğrenciler İçin Uygulamalı Çevrecilik Eğitimi (2000) Marion A. Brisk, Beyaz Yayınları 

1998 

Biyoteknoloji Yüzyılı (1998) Jeremy Rifkin, Evrim Yayınevi. Çeviren:Celal Kapkın
Go! Ekolojik  Diktatörlük (1998) Dirk C. Fleck, Ayraç Yayınları, Çeviren Zehra Aksu

1997

Ekolojinin Anlamı Evrendeki Bütünsellik Ağının Kavranması (1997) Frederic Vester, Arıtan Yayınevi: Çeviren: Aydın Arıtan

1996

Toplumsal Ekolojinin Felsefesi Diyalektik Doğalcılık Üzerine Denemeler (1996) Murray Bookchin, Kabalcı Yayınevi. Çeviren: Rahmi G. Öğdül

Ekolojik Bir Topluma Doğru (1996) Murray Bookchin. Ayrıntı Yayınları. Çeviren: Abdullah Yılmaz

1993

Kapitalizm,Sosyalizm, Ekoloji. Yönelim Bozuklukları Arayışlar (1993) Andre Gorz. Ayrıntı Yayınevi. Çeviren: Işık Ergüden
Üçüncü Dünya Ülkelerinde Çevre ve Kalkınma (1993) Avijit Gupta, Kabalcı Yayınevi. Çeviren: Şükrü Alpagut
3.Dünya ve Ekoloji (1993) Paul Harrison. Pınar Yayınları. Çeviren: Cevdet Cerit. 

1992
Enerji ve Eşitlik (1992) Ivan Illich, İz Yayıncılık. Çeviren: Ufuk Uyan 

1991

Özgürlüğün Ekolojisi (1991) Murray Bookchin. Ayrıntı Yayınları. Çeviren: Alev Türker.

1990

Çevre ve Üçüncü Dünya (1990) Jan Mansvelt Back, Endülüs Yayınları. Çeviren Kadir Canatan
Üç Ekoloji (1990) Felix Guattari, Hil Yayınları. Çeviren: Ali Akay
Kızıldan Yeşile (1990) Rudolf Bahro, Metis Yayınları. Çeviren: Ali Tükel
Çevrecilik (1990) Dominique Simonnet. İletişim Yayınları. Çeviren: Mehmet Selami Şakiroğlu

1989

Hangi Sosyalizm? Hangi Yeşil ?Ne İçin Sanayi?(1989) Rudolf Bahro, Ayrıntı Yayınları. Çeviren: Tanıl Bora 

1985

İklim ve İnsan (1985) John Gribbin, Türkiye Çevre Sorunları Vakfı Yayınları. Çeviren: Mine Özgün

1984 

Çevre Sorunlarının Hukuki ve Ekonomik Temelleri (1984) J.H Dales, Alaş Basım İmalat Sanayi. Çeviren: İ. Orhan Türköz 

1979

Çevre ve Sen (1979) Alice ve Robert Arndt, Redhouse Yayınevi

1978

İktisadi Açıdan Çevre Kirlenmesi (1978) P. A. Victor, Akbank Kültür Yayınları. Çeviren: Ömer Faruk Batırel
Ekonomik Büyümenin Sınırları (1978) Donella H. Meadows ve Dennis L. Meadows. İstanbul Üniversitesi Yayınları. Çeviren: Kemal Tosun-Duygu Sezer 

1976

Uçurumun Kıyısındaki Dünyamız (1976) Rene Dumont, Varlık: Çeviren: Semih Tiryakioğlu
Nüfus Bombası (1976) Paul Ehrlich, Ayyıldız Matbaası, Çeviren: Dr. Nurullah İ. Tolon

1974

Dünya Nereye Gidiyor? Yok olmak mı? Düş kurmak mı? (1974) Rene Dumont, Varlık: Çeviren: Müntekim Ökmen

1973

Tabiat Haklıdır (1973) Maurice Méssegué, Çeviren: Safa M. Yurdanur, E Yayınları
Çevre Sorunları ve Atlantik İttifakı (1973) James R. Huntley. NATO Enformasyon Servisi

24 Nisan 2012 Salı

İki yeni kitap


26 yıl önce, düşman, 26 Nisan 1986 Cuma gece yarısından sonra Ukrayna’nın Kiev kentindeki 30 bin nüfuslu Pripyat kasabası yakınlarındaki Çernobil Atom santralinin 4 numaralı reaktörünü patlattı; bir-iki saat içinde Pripyat’ı ve hızla bütün Ukrayna, Belarus ve Rusya’yı işgal etti. Daha sonra Doğu Avrupa’ya ve 4 Mayıs gece yarısı Türkiye’ye havadan saldırdı ve 5-6 Mayıs 1986’da, yağan yağmurla birlikte özellikle Marmara ve Edirne çevresini ardından Batı ve Doğu Karadeniz’i karadan-havadan işgal etti.

Bu kez düşman, işgal biçimi ve süresi daha önce görülmemiş biçimdeydi. İşgalden, en fazla çocuklar, ama en çok da işgalden 0-6 yıl önce doğanlarla, 0-6 yıl sonra doğacaklar etkilendi. Çünkü işgalci, çocukların derilerine ve akciğerlerine ve anneleri onlara hamile iken tükettikleri “ota, süte, ete/umuda, hürriyete”; açık havada yetişen tüm besinlere, süt ürünlerine ve çaya yıllarca radyasyon yağdırdı. Çocukların kemik iliklerini, tiroid bezlerini ve işgal ettikleri tüm ülkelerin erkekliğini ve kadınlığını yıllarca radyasyon bombardımanına tuttu, hâlâ tutuyor. Ve şimdi bu çocuklar 20-32 yaşında ve işgalin hâlâ sürdüğünü bilmedikleri için düşmanın karargâhını Akkuyu’ya ve Sinop’a kurmasını isteyenleri iktidara getiriyorlar.

Ey Çernobil gençliği! Ve sizlerin atom bombası denemeleri kuşağı anne ve babalarınız!

Bu kitap, sağlığınızı, çevrenizi ve insan haklarınızı rehin alanların ve sizi radyasyon tutsağı
yapanların geçmişte size yaptıklarını ve bundan sonra yapacaklarını görmenizi, bilmenizi,
anlamanızı ve onları vicdanlarınızda yargılamayı amaçlamaktadır.

Çernobil Halk Mahkemesi
Çeviren :Umur Gürsoy
Yeni İnsan Yayınevi
Nisan 2012
298 Sayfa
18 TL
 Yeşil Ekonomi
Editörler. Ahmet Atıl Aşıcı – Ümit Şahin

Yetmişlerin başında “Büyümenin Sınırları” raporu yayınlandı. Rapor basit bir soruya cevap arıyordu: Büyüme ya da kalkınma daha ne kadar sürdürülebilir?

Raporun bu basit ama önemli soruya verdiği cevaplar, geride kalan 40 yılda birer kehanet gibi gerçekleşmeye başladı. Ancak görmeyen gözlere, duymayan kulaklara bu kehanetler hala ulaşamıyor. Neyse ki kendini yarınlardan sorumlu tutan insanlar hâlâ var!

Yeşil ekonomi, bir ekolojik sıçrama öngörüyor. Dünyanın biyolojik kapasitesi, insanların büyüme arzularını karşılamıyor. Bugün her insan gelişmiş Batı ülkeleri kadar tüketseydi 3 dünyaya daha ihtiyacımız olurdu. Bu tüketim toplumu hala sürdürülebilir mi?

Sorular bitmiyor: Yeşil ekonomi bir çıkış yolu mu? Yoksa yeni bir ütopya mı? Kapitalizmi yeşile boyamak mı? Yoksa kapitalizmden çıkış için gereken ekonomik dönüşümün başlangıcı mı? İhtiyaçlarımızın ne kadarı gerçek? Mutluluk ekonomisi mümkün mü?

Elinizdeki derleme bu soruların cevaplarını ararken Türkiye’de alanında yayımlanan ilk  kitaplardan biri olma özelliğini taşıyor. Kitap teoriyi, somut politika önerileriyle birleştiriyor.
İTÜ’de öğretim üyesi olan iktisatçı Ahmet Atıl Aşıcı’nın ve yeşil düşünce alanında önde gelen düşünürlerden biri sayılan Fransız iktisatçı Alain Lipietz’in yazıları yeşil ekonomi ve yeşil yeni düzenin teorik ve tarihsel arka planını ele alırken, Avrupa Yeşilleri’nin yeşil ekonomi üzerine hazırladığı yazılar somut, uygulanabilir ve reformcu politik önerilerin içerdiği olanakları gösteriyor.
Önsöz:YükselSelek
Sunuş: Ümit Şahin

Yeşil Ekonomi
Editörler. Ahmet Atıl Aşıcı – Ümit Şahin
Yeni İnsan Yayınevi
Nisan 2012
8 TL.

20 Nisan 2012 Cuma

80 yıllık sera gazı emisyonlarımız

Türkiye'nin sergazı emisyonu  milyon ton (1930-2010)


Kaynaklar: UNFCCC;CIADC, populstat, ONU, AFP, TÜİK

13 Nisan 2012 Cuma

AB-Türkiye İklim İşbirliği

13 Nisan 2012 Cuma günü RENA ( Katılıma Yönelik Bölgesel Çevre Ağı) - İklim Çalışma Grubu evsahipliğinde "AB-Türkiye İklim Konusunda İşbirliği: Fırsatlar, Faydalar ve Zorluklar" başlıklı seminer İstanbul'da The Marmara'da gerçekleştirildi. RENA Türkiye ve diğer AB aday ülkelerine AB'nin iklim ve çevre politikaları ile mevzuatının uyumlaştırılması konularında destek sağlıyor. Örneğin Türkiye'de Katılım Öncesi mali Yardım Aracı-IPA desteğiyle sera gazı izleme mekanizması uygulanmasında işbirliğine başlanmış.

Toplantının sabah oturumlarına katılamadım. Dolayısıyla Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve Avrupa Komisyonu İklim Değişikliği Komisyoneri Connie Hedegaard'ı dinleyemedim.Bakan Bayraktar'ın konuşmasını Yeşil Ekonomi, Hedegaard'ın konuşmasını da NTVMSNBC haberleştirmiş. Hedegaard dün akşam Tüsiad, Müsiad, Tuskon ve İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği temsilciler ile görüşmüş.İş dünyasının aktörlerinin iklim politikalarına nasıl baktığı tartışılmış. Bu görüşme necip basınımıza henüz yansımadı.

Öğleden sonra ilk oturumu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı altında faaliyet gösteren Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü'nden Genel Müdür Recep Şahin açtı. Şahin, sunumunda kısaca Türkiye'nin iklim müzakerelerindeki konumuna değinip İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı'nın (İDEP) bir özetini yaptı. Planda hiçbir sayısal sera gazı indirim hedefi olmaması, planın en çok eleştirilen taraflarından biriydi.Tüdef Haziran 2011'de  "Çevre Bakanlığı İklimi Öldürmesin" başlıklı bir raporla İDEP'e yönelik eleştirilerini kamuoyu ile paylaşmıştı. Sunumda yenilenebilir enerjilerin %30 oranında arttırılması mı yoksa %30'a mı çıkarılması konusunda bir karşıklık vardı. Günün sonunda Enerji Bakanlığı'ndan bir yetkili bunu birincil enerjide değil de elektrik üretiminde yenilenebilir enerji payının %30 olacağını belirtti ve salondan gelen sorular üzerine bu oranın büyük bölümünün HES'lerden geleceğini söyledi. Son oturumda da TEMA Vkfı Genel Müdürü Serdar Sarıgül, HES'lerin artık yenilenebilir enerji kategorisinde değerlendirmemek gerekitğini çünkü bu enerjinin yarattığı tahribatın büyük olduğunu belirtti. Genel Müdür Şahin'in konuşmasında dikkatimi çeken bir noktada da kentsel dönüşümün enerji verimliliği anlamında fırsatlar sunabileceği, yanılmıyorsam konutlarda %50 enerji tasarrufu sağlanabileceğini belirtti. Kanımca Türkiye'nin önümüzdeki 10 yılına damga vuracak ve oldukça sorunlu hayata geçebilecek kentsel dönüşümü bu perspektifle kabul edilebilir kılmak mümkün olur mu göreceğiz.

Oturumun ikinci panelisti Avrupa Komisyonu İklim Eylemi Bölüm Direktörü Laurence Graff Avrupa Birliği'nde Emisyon Ticareti sistemini anlattı. Emisyon ticareti sisteminin AB emisyonlarının %50'sini kapsadığını ama her sektörde aynı şekilde etkili olamadığını söyledi.  Emisyon ticareti sistemi sayesinde 2010'da 2005'e göre emisyon izinlerinde %8'lik bir azaltım olduğu ama resesyonun da bunda etkili olduğunu belirtti. AB'nin Türkiye ile karşılıklı, bölgesel ve uluslararası düzeylerde işbirliği yapabileceğini ifade ederek sözlerini tamamladı.Ardında sözü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliği Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Mehrali Ecer aldı. Ecer, özetle Türkiye'nin karbon piyasalarında deneyiminin sınırlı ama beklentisinin büyük olduğunu söyledi. Türkiye'de ilk kez 2005 yılında gönüllü piyasalarda karbon ticareti projesi gerçekleştiğini 2010'da da Karbon Kayıt Sistemi'nin başlatıldığını ifade etti. Türkiye'de yapılan 178 projeden 103'ünün HES'ler üzerinden yapılması HES karşıtlarının HES'lerin sadece enerji için değil karbon ticareti için de yapıldığını savunmalarını doğrular nitelikteydi. Ecer, sera gazı emisyonlarının takibi hakkında taslak bir yönetmelik hazırlandığını, 2500 tesisin sera gazı izleme ve raporlama sistemine tabi tutulacağını anlattı. 2019'a kadar AB ile mevzuat uyumunun tamamlanacağı, uygulama ise ancak üyelik ile başlanacağını ifade etti. Son panelist İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği genel sekreteri Engin Güvenç'ti. Özel sektörü iklim değişikliğe ile mücadeleye ortak etmek için yeni yatırım ve istihdam alanları ve teşvikler tanımlanması gerektiğine değinen Güvenç, enerji ve atık sektöründeki şirketlerin iklim alanında öncülük yaptıklarını ama diğer sektörlerin de buna dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Özel sektör enerji verimliliği, karbon piyasaları gibi fırsatları gördüğü ölçüde yeşil ekonomiyi benimsiyor. Şirketlerin yeni kar alanları görmedikçe iklim politikalarına katılmayacakları aşikar.

Son panelde AB temsilcileri, Çevre ve Şehircilik ve Enerji Bakanlığı'ndan yetkililer ve TEMA temsilcisi vardı. TEMA Genel Müdürü Serdar Sarıgül, Türkiye'nin vakit geçirmeden sera gazı emisyonu hedefi koyması gerektiğini ifade etti. Vakıf web sitesinde bu toplantı ile ilgili açıklama yayınladı ve ayrıca 24 Nisan 2012'de iklim değişikliği ile ilgili İstanbul'da bir toplantı düzenlediklerini ilan etti.

12 Nisan 2012 Perşembe

Tarım Arazilerinin Korunması ve Etkin Kullanımı


TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI VE ETKİN KULLANILMASINA YÖNELİK POLİTİKALAR-
 Pınar TOPÇU
Dünya nüfusunun giderek arttığı ancak verimli toprak miktarının azaldığı
gerçeği dikkate alındığında, toprak materyalinin planlı ve rasyonel olarak
kullanılması, sanayileşme ve kentleşmenin yanı sıra ekonomik büyüme sağlanırken beraberinde doğanın tahribine ve kirlenmesine engel olunması ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir ortam bırakılması önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda, bu çalışmanın temel amacı; ülkemizdeki tarım arazilerinin tarım dışı kullanımının sınırlandırılmasına ve bu arazilerin uygun şekilde yönetiminin sağlanmasına yönelik politikalar geliştirmektir.
Çalışma kapsamında, Türkiye’deki toprakların ve arazilerin kullanımının
tarihçesine değinilerek, tarım arazilerinin mevcut sorunları ve tarım arazilerinin tarım dışı kullanımının boyutları ele alınmıştır. Ülke örnekleriyle de zenginleştirilen çalışmada, bilgi altyapısının önemi ve tarım arazilerine yönelik bilgi altyapısının geliştirilmesi hususunun gerekliliği üzerinde durulmuştur. Çalışmada yöntem olarak; literatür taraması yapılmış, uygulanan kamu politikaları ve yasal düzenlemeler incelenmiş ve tarım arazilerinin korunması ve kullanılmasına yönelik paydaşların görüş ve yaklaşımlarının değerlendirilmesi amacıyla anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, tarım arazilerinin daha etkin şekilde kullanılması ve korunması, tarım dışı kullanımlar için alternatif arazilerin belirlenmesi ve tarıma elverişli olmayan arazilerin değerlendirme şeklinin tespitine yönelik işlemlerin hızla tamamlanması gerektiği vurgulanmıştır. Çalışmada ayrıca, tarım arazilerinin korunması ve kullanılması konusunda ilgili paydaşların yaklaşımını analiz etmek amacıyla gerçekleştirilen anket çalışmasının bulgularından da faydalanarak, Türkiye’deki tarım arazilerinin en önemli sorununun tarım dışı kullanım olduğu ve tarım dışı kullanımın ise en yaygın kentleşme alanında görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgular ışığında, Türkiye’de tarım arazilerinin korunması ve etkin kullanımına yönelik politika önerileri sunulmuştur.

10 Nisan 2012 Salı

2 Nisan 2012 Pazartesi

EKO IQ’nun 16. sayısı çıktı!

“Sürdürülebilirlik Artık Kesinlikle Bir Rekabet Unsuru”

CSR Consulting Turkey’nin kurucu ortakları Özlem Çevik Koper ve Bahar Keskin uyarıyor: Sürdürülebilirlik artık bir rekabet unsuru.

· Türkiye’nin Ekolojik Bilançosu: Borcumuz Var!

Küresel Ayak İzi Ağı işbirliği, MAVA Vakfı ve Garanti Bankası’nın da katkılarıyla Ekolojik Ayakizi, Türkiye için ilk kez hesaplandı. Sonuç: Evet, ekolojik limiti aşıyoruz.

· “Dikkat, Odada Fil Var!”

Mart ayında ülkemize gelen Greenpeace Genel Direktörü Kumi Naidoo, EKOIQ’ya konuştu. Naidoo, “Greenpeace olarak, eğriye eğri, doğruya doğru deriz” diyor.

· Yeşili Biliyoruz Ama Almıyoruz (Şimdilik)

Türkiye’nin ilk yeşil tüketim araştırması Sürdürülebilirlik Akademisi, GFK Türkiye ve Schneider Electric işbirliğiyle hazırlandı. Raporda çıkan sonuçlarına göre tüketicilerin yüzde 86’sı genel geçer bir yeşil ürün tanımı yapabiliyor ama katılımcıların sadece yüzde 19’u düzenli olarak yeşil ürün kullanıyor. Araştırmanın detayları EKOIQ’da...

· Sevilen kitap eleştirmenlerinden Heyzen Ateş de bundan böyle her ay EKOIQ’da: Edebiyat’ta Son’un Başlangıcı; Le Guin, Lawrence ve Atwood…

Büyük kitap zincirlerinde, gazete ve dergi bayilerinde satışa sunulan EKOIQ, ayrıca internette, www.idefix.com , www.kitapyurdu.com ve www.hepsiburada.com adreslerinden de temin edilebiliyor.


26 Mart 2012 Pazartesi

Dünya Saati 2012


Dünya Saati’nde Yıldızların Size Güzel Bir Sürprizi Olacak
WWF tarafından 2007’de Avustralya’da başlatılan Dünya Saati Kampanyası, çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor. Ülkemizde WWF-Türkiye tarafından dördüncü kez gerçekleştirilen Dünya Saati Kampanyası’nda bu sene yıldızların güzel bir sürprizi olacak. Kampanya kapsamında Asya’yı Avrupa’ya bağlayan boğaz köprüleri ışıklarını bir saatliğine kapatırken, bu sene ilk defa Galata Kulesi de Dünya Saati’ne destek verecek.
Kampanyaya katılmak ve bilgi almak için www.wwf.org.tr/dunyasaati
Bunun dışında sosyal medyada bize daha fazla destek olabilirsiniz:
o Facebook ve twitter’dan katılımı desteklemek adına www.wwf.org.tr/dunyasaati adresine yönlendirme yapabilirsiniz.
o WWF Türkiye facebook sayfasındaki Dünya Saati etkinlik davetini katılabilir, bu daveti arkadaş listenize gönderebilirsiniz.
o Kampanya videosunu facebook ve twitter’ında paylaşabilirsiniz. Linkleri aşağıda.
o Twitter’da tweet’lerinizde @WWF_TURKİYE ve #DunyaSaati tagleriyle kampanyadan son gelişmeleri paylaşabilirsiniz.

21 Mart 2012 Çarşamba

Türkiye'de "Olmayan" Çevre Bilinci



Türkiye'de "Olmayan" Çeve Bilinci
Doç. Dr. Birol Ertan
Çizgi:Vahit Akça

Yalnızca insan sağlığını değil, bütün canlıların yaşam olanaklarını ve aynı zamanda yaşam ortamları olan dünyayı tehdit eden küresel bir çevre kriziyle baş başayız. Küresel çevre krizinin önlenmesi konunda 1970’li yıllardan bu yana ulusal ve uluslar arası duyarlılıkta bir gelişme yaşanıyor. Peki, Türkiye’de yaşam kaynaklarımızı barındıran çevre konusunda bilinçlenme ne düzeyde?

Çeşitli hukuksal belgelerde ortaya çıkan çevreye ilişkin düzenlemeler, zaman içinde gelişmiş, gelişmiş Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkede çevreyle ilgili iç hukuktaki hukuksal düzenlemelerin çerçeve nitelikli hukuksal bir Çevre Yasası’nda birleştirilmesi çabalarına dönüşmüştür. Bununla birlikte, birçok ülke Anayasasına da çevrenin korunması ve geliştirilmesine yönelik, hatta sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkını içeren, bu konuda devlet kurumlarına ve bireylere ödev ve sorumluluklar yükleyen çeşitli düzenlemeler eklenmiştir. Bunların bir örneği, Türkiye Anayasası'nın 56. m

yana birçok kez değişikliğine uğrayan Çevre Yasası, ilk zamanlar ekonomik kalkınmanın vazgeçilmezliği ilkesini kabul etmişken, son değişiklikler ile sürdürülebilir çevre düşüncesi ve “sürdürülebilir kalkınma” anlayışı, kanunun önemli ilkelerinden birisi olmuştur.
Türkiye’de çevre bilinçlenmesinin gelişimi, özellikle çevre değerlerinin korunması amacıyla çıkarılan hukuksal düzenlemelerle sınırlı kalmış görünüyor. Çevreyi hukuksuz korumak elbette mümkün değil, ancak sadece hukuksal düzenlemeler ile çevrenin korunduğu bir ülke örneği de yok.addesindeki görülmektedir. Anayasanın 56. maddesine göre, “çevre hakkı”na ilişkin düzenlemeye göre: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek, devletin ve vatandaşların ödevidir...” Bu hüküm, elbette, çevreyi korumak açısından devlete ve vatandaşlara bir hukuksal ödev ya da sorumluluk yüklemektedir. Çevre konusundaki düzenlemelerin çerçeve bir yasada birleştirilmesi konusunda da Türkiye’de 1983 yılında bir adım atılmıştır. 1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Yasası, 2006 tarihli ve 5491 sayılı Yasa ile önemli değişikliğe uğramıştır. Yeni Yasa’nın amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri
doğrultusunda korunmasını sağlamaktır (26 Nisan 2006 tarihli 5491 sayılı Çevre Kanunu, madde 1). 1983 yılında ilk çıkarıldığından bu
Türkiye’de çevre bilinçlenmesi, yalnızca hukuksal düzenlemelerle sınırlı kalmıştır. Bu bilinçlenmenin yansımaları sonucu, çevre korumaya dönük Çevre Yasası çıkarılmış, mili parklar, kültürel varlıklar ve İmar kanunlarında çevreyi koruyan diğer düzenlemeler getirilmiş, çevresel değerleri korumaya dönük birçok uluslararası sözleşme kabul edilmiş ve onaylanmış, çevre koruma amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği gibi çok sayıda tüzük ve yönetmelik çıkarılmıştır. Ne var ki, çevre bilinçlenmesinin uygulamaya yansıyan ciddi örneklerini görmek pek mümkün olmamıştır. Çevreyi ağaç dikmek ve çim ekmek olarak gören anlayış, çevre ve ekonomi başta olmak üzere her sektörde çevre korumaya dönük bir plan ve program üretememiştir.
Çevre bilinçlenmesi konusunda 1980’lerden başlayarak yargı aşamasında ciddi bir duyarlılık yaşandığını ise görmek gerekir. 1980’lerden başlayarak çevreyi koruyan yargı kararlarının verilmeye başlaması, birçok konuda çevresel değerlerin korunmasına yardımcı olmuştur. Bu kararlar arasında Güven Park
kararı, Aliağa termik santralı ve Bergama Ovacık altın madeni kararları örnek olarak gösterilebilir. Yargı kararlarına rağmen Hükümetlerin çevre konusundaki duyarlılıkları ise devlet kurumlarında çevre bilinçlenmesi yaşanmadığını ortaya koyan örneklerle doludur. Gelişmiş ülkelerde Yönetimin Yeşillendirilmesi başlığı altında kamu yönetiminin çevreye duyarlılığının geliştiğine şahit olurken, ülkemizde çevre ve ekonomi dengesi kurmaya dönük bir yönetim anlayışı sergilenememiş, ekonomik kalkınma ve ekonomik çıkarlar karşısında çevre bilinci hep ikinci sınıf bir konuma indirgenmiştir.
Türkiye’de çevre koruma bilincinin gelişmesi, dünyadaki gelişme ile paralel bir gelişme göstermediği gibi, ülkenin her yerinde başta doğa kıyımları olmak üzere çevre tahribatı hızla artmaya devam ediyor. Dünyada özelikle 1970’li yıllarda çevre koruma bilincinde yavaş da olsa gelişmeler gözlenmeye başlamakla birlikte, 1980’li yıllarla birlikte bu konuda ciddi bir atılım yaşandığı, 1990’lı yıllardan sonra ise çevre bilinçlenmesinin altın çağını yaşandığı görülür. Ne var ki, dünyada yaşanan bu altın çağ, Türkiye’de çevre koruma bilincinin bugün geldiği aşama göz önüne alındığında tatmin edici olmaktan çok uzaktır. Bunun nedeni, mevzuat konusunda ve söylem düzeyinde atılımların ötesine geçilememesi, uygulamada çevre bilincinin geliştirilememesidir. Böyle olunca da ülkemizde doğa kıyımı her geçen gün hızlanarak artmaya devam ediyor.



Gerek çevre bilincinin gelişmesi, gerekse de çevre korumaya dönük politikaların uygulanması sürecinde düşüncelerimize ve eylemlerimize yön veren, çevreye yönelik yaklaşımımızdır. Çevreye yönelik yaklaşımımız, çevre etiği yaklaşımlarıyla doğrudan ilişkilidir. Yalnızca düşüncelerimizi değil, aynı zamanda eylemlerimiz de etik yaklaşımlarımızın rehberliğinde ve yönlendirmesinde biçimlenmektedir. Ülkemizde çevre korumaya ilişkin bilinç, insan-merkezci (anthropocentric) olma aşamasını geçememiştir. Çevreyi ekonomik kalkınmanın bir kaynağı olarak gören ve çevre sorunları ortaya çıkmadan önleme konusunda adım atmayan insan-merkezci bakış, bugün birçok konuda geri dönülmez çevre tahribatlarının yaşanmasına neden olmuştur. Kirlenen denizler, çöplüğe dönüşen nehirler, halk sağlığını tehdit eden ciddi hava ve su kirlenmeleri, tarım topraklarının amaç dışı kullanımı, erozyon nedeniyle her yıl Kıbrıs büyüklüğündeki tarımsal toprak alanının kaybı gibi örnekler, çevre bilincimizde insan-merkezci yaklaşımlarımızın sonucu olmuştur.
Çağdaş çevre duyarlılığı ve bilincinin temelinde, insan ve çevre arasında bozulan ilişkileri düzenleme kaygısı bulunmaktadır. Türkiye’deki liberal ekonomi anlayışına dayalı olarak çevreyi bedava ve tüketilmesi gereken bir kaynak olarak gören kar maksimizasyonuna dayalı her şeye rağmen kalkınmacı anlayışı, yaşam ortamlarımızın tehdit altında olmasının başlıca nedenidir.

21. yüzyılda sınır tanımaksızın bütün dünyanın karşı karşıya kalacağı küresel çevre krizinin yıkıcı etkilerini önlemek için başta devletin çevreyi yönelik her şeye rağmen kalkınmacı yaklaşımını değiştirmek, bireylerin ve kurumların eylem, davranış ve her türlü etkinliklerini çevreye duyarlı olacak biçimde yönlendirmek gerekiyor. Bunu yapacak yetkili makamların ise çevreye karşı vatandaştan daha az duyarlı olduklarını görmek, gelecek için kaygılı olmamıza neden olmaktadır.
Çevreyi ya da doğal kaynakları ekonomik kalkınmanın sadece kaynağı olarak gören ve 1970 öncesinin kalkınmacı anlayışını yansıtan çevre politikalarının terk edilerek su, toprak ve hava gibi doğal kaynakların, ekonomin kaynağı ve daha çok da sınırı olduğu bilincine varmamız ve bu bilinci bütün sektörlerdeki politikalarımıza yansıtmalıyız. Çevre korumayı bütüncül olarak düşünmek, çevre kirliliğinin sınır tanımadığı ve küresel çevre sorunlarının bütün dünyayı, canlı yaşamını ve bütün ülkeler ile insanları aynı zamanda tehdit ettiğinin bilinci olmamızın zamanı gelmiş ve geçmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye’de çevre koruma bilincinin dayanması gereken temel düşünce şu olmalıdır : a) Türkiye’de çevreyi kirleten ve ekolojik dengeyi bozan etkinliklerin büyük kısmının denetimsiz endüstriyel faaliyetler ve özellikle enerji üretimi ve tüketimi sürecinden yaşandığını bilmek ; b) Yerel ve küresel çevre sorunlarına çözüm bulabilmek için endüstriyel faaliyetlerde ve özellikle enerji üretimi ve tüketimi süreçlerinde klasik her şeye rağmen kalkınmacı anlayışı terk edip çevre bilincini öne çıkaran yeni politikalar ve planlama süreçlerinin zaman geçirmeksizin benimsenmesi ve yaşama geçirilmesi.

13 Mart 2012 Salı

Almanya'da Yeşil Çember

YEŞİL ÇEMBER - ÇEVRE, DOĞA & SAĞLIKLI BİR GELECEK İÇİN EL ELE
Aralık 2006’da Berlin’de, Federal Almanya’da en geniş örgütlenmeye sahip çevre kuruluşu BUND (Almanya Çevre ve Doğa Koruma Birliği/ Friends of the Earth) çatısı altında çevreyi ve doğayı korumak ve bu bilinci Almanya‘da Türkçe konuşan insanlara aktarmak için kuruldu. 2011’de Köln, Stuttgart ve Münih şehirlerinde Yeşil Çember çevre grupları kuruldu. 2012 senesinde Almanya’nın en az dört şehrinde daha Yeşil Çember grupları kurulacaktır.
Daha yeşil ve güzel bir Dünya için mücadele eden Yeşil Çember, “Çevre, doğa ve sağlıklı bir gelecek için elele“ sloganıyla herkesi Dünya’ya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaşama davet edip, bu alanda Alman ve Türk Toplumu arasında bir köprü oluşturuyor.

Almanya çapında yaptığı çalışmalar şunlardır:
Türkçe bilgilendirme broşürleri, Çevre Günleri, Yeşil Akşamlar, Yeşil Çember dergisi, geziler, bilgilendirme toplantıları, Türk dernekleri ve işyerleri için danışmanlık, Çevre Elçileri eğitimleri ve değişik konularda aktiviteler Örneğin: “Nükleersiz Yarınlar İçin”.
Yeşil Çember, Berlin Uyum Bakanlığı tarafından verilen Berlin Lalesi (2008) ödül sahibidir.
Daha geniş bilgi için www.yesilcember.de adresini ve Yeşil Çember facebook sayfasını ziyaret edebilirler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...